<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teknoloji Haber ve Bilim Teknik Konuları &#187; Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler</title>
	<atom:link href="http://www.teknolojihaber.org/category/yeni-icatlar-kesifler-kanunlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teknolojihaber.org</link>
	<description>Bilim teknik teknoloji haberleri konusunda güncel bilgiler yeni icatlar ve keşifler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Oct 2009 17:48:25 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kar tanelerinin 35 farklı formu görüntülendi</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/kar-tanelerinin-35-farkli-formu-goruntulendi/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/kar-tanelerinin-35-farkli-formu-goruntulendi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:44:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[kar taneleri şekilleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=772</guid>
		<description><![CDATA[


Kenneth Libbrecht isimli bilim adamı 11 yıllık bir zaman dilimine yayarak kuzeyden gelen soğuk rüzgarlar ve tipi şeklindeki kar yağışı altında çalıştı ve kar tanesinin 35 farklı formunu fotoğrafladı.
California Teknoloji Enstitüsü&#8217;nde çalışan fizik profesörlerinin özel olarak dizayn edip hazırladığı bir foto mikroskop kullanan Libbrecht, uzun bir süre emek verdiği çalışmasının sonucunda incecik kartanelerini detaylı olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"></span></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: darkred;"></span></span></strong></p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-1046" title="kar tanesi" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/kar-tanesi-268x300.jpg" alt="kar tanesi" width="268" height="300" /></p>
<p>Kenneth Libbrecht isimli bilim adamı 11 yıllık bir zaman dilimine yayarak kuzeyden gelen soğuk rüzgarlar ve tipi şeklindeki kar yağışı altında çalıştı ve kar tanesinin 35 farklı formunu fotoğrafladı.</p>
<p>California Teknoloji Enstitüsü&#8217;nde çalışan fizik profesörlerinin özel olarak dizayn edip hazırladığı bir foto mikroskop kullanan Libbrecht, uzun bir süre emek verdiği çalışmasının sonucunda incecik kartanelerini detaylı olarak fotoğraf formatına aktarmayı başardı.</p>
<p>&#8220;Kar taneleri&#8221; isimli kitabında yer verdiği detaylı fotoğrafların her biri benzersiz kristal formlardaki elmasları andırıyor.</p>
<p>Kitap yazma fikriyle yola çıkan ve ilk başta olaya eğlence gözüyle bakan Libbrecht, elde ettiği ilk fotoğrafların pek iyi olmadığını söyledi.</p>
<p>Makro fotoğraf teknikleriyle istediği sonuca ulaşamayan bilim adamı bir foto mikroskop vasıtasıyla çalışmaya başlamış ve istediği sonuca ulaşmış.</p>
<p>SnowMaster 9000 adı verilen bu foto mikroskop Nikon D1X dijital fotoğraf makinesi içeriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/kar-tanelerinin-35-farkli-formu-goruntulendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astronotlar için alt bezi!</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/astronotlar-icin-alt-bezi/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/astronotlar-icin-alt-bezi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:41:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[astronotlara alt bezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=760</guid>
		<description><![CDATA[
Uzay yolculuklarında en doğal ihtiyacı rahat giderebilmek için, bez şeklinde giyilen bir tuvalet geliştirildi.
Japonya&#8217;da geliştirilen yeni nesil uzay tuvaleti, aslında bir nevı &#8220;uzay bezi&#8221;. Astronotun sürekli giydiği alt bezi biçimli cihaz, astronot ihtiyacını giderdikten sonra kalanları sırta monte (ve sıkıca kapalı) bir hazneye çekiyor.
KOKU VE SES SIZDIRMIYOR!
Akabinde, astronotun ilgili bölgeleri yıkanıp kurutuluyor! Cihaz, koku ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><img class="alignnone size-full wp-image-1067" title="astronotlar icin alt bezi" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/astronotlar-icin-alt-bezi.jpg" alt="astronotlar icin alt bezi" width="287" height="238" /></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="color: darkred;"><span style="color: #000000;">Uzay yolculuklarında en doğal ihtiyacı rahat giderebilmek için, bez şeklinde giyilen bir tuvalet geliştirildi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Japonya&#8217;da geliştirilen yeni nesil uzay tuvaleti, aslında bir nevı &#8220;uzay bezi&#8221;. Astronotun sürekli giydiği alt bezi biçimli cihaz, astronot ihtiyacını giderdikten sonra kalanları sırta monte (ve sıkıca kapalı) bir hazneye çekiyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">KOKU VE SES SIZDIRMIYOR!</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Akabinde, astronotun ilgili bölgeleri yıkanıp kurutuluyor! Cihaz, koku ve ses sızdırmama konusunda da iddialı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">YATALAKLAR VE YAŞLILAR İÇİN DE KULLANILABİLECEK</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Uzay bezi, önümüzdeki 5 yıl içinde tam olarak geliştirildikten sonra yataktan kalkamayan hastalar ve yaşlıların da kullanabileceği bir hale getirilecek.</span></p>
<p></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/astronotlar-icin-alt-bezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim tarihinin en çılgın deneyleri</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/bilim-tarihinin-en-cilgin-deneyleri/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/bilim-tarihinin-en-cilgin-deneyleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:38:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[çılgın deneyler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=752</guid>
		<description><![CDATA[Delilik mi dahilik mi?
Delilik ile dahilik arasında ince bir çizgi vardır. Bu düşünceden yola çıkan New Scientist dergisi bilim tarihinin en çılgın deneylerini sıraladı:
File LSD verdiler
1962&#8242;de Tusko isimli bir file, tipik bir insan dozundan 3 bin kat daha fazla olan 297 miligram LSD enjekte edildi. Kendi çevresinde dönen fil bir saat sonra öldü. Deneydeki amaç, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: small;"><span style="color: darkred;"><span style="color: #000000;"><strong>Delilik mi dahilik mi?</strong><br />
Delilik ile dahilik arasında ince bir çizgi vardır. Bu düşünceden yola çıkan New Scientist dergisi bilim tarihinin en çılgın deneylerini sıraladı:</span></span></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>File LSD verdiler</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">1962&#8242;de Tusko isimli bir file, tipik bir insan dozundan 3 bin kat daha fazla olan 297 miligram LSD enjekte edildi. Kendi çevresinde dönen fil bir saat sonra öldü. Deneydeki amaç, LSD&#8217;nin geçici bir deliliğe neden olup olmayacağını öğrenmekti.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><img class="alignnone size-full wp-image-1080" title="fil resimli deney1" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/fil-resimli-deney1.jpg" alt="fil resimli deney1" width="300" height="225" /></span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Düşüyoruz!</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1960&#8242;larda 10 askeri taşıyan bir uçakta &#8220;Motorumuz bozuldu, iniş takımlarımız da çalışmıyor. Okyanusa acil iniş yapacağız&#8221; anonsu yapıldı. Ardından son anlarını yaşadıklarını düşünen askerlere &#8220;ordunun ölümlerinde kusuru olmadığını&#8221; ilan eden bir sigorta formunu doldurmaları istendi. Askerlerin tamamı formu doldurdu. Deneydeki amaç stres.</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1081" title="ucak resimli deney 2" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/ucak-resimli-deney-2.jpg" alt="ucak resimli deney 2" width="300" height="203" /></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Frankeştayn&#8217;ın köpekleri</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">1954&#8242;te Sovyet cerrah Vladimir Demikhov bir köpek yavrusunun başını, ön ayaklarıyla birlikte bir Alman Kurt köpeğine naklederek çift başlı köpek elde etti. Her iki baş da ayrı ayrı süt içebiliyor hatta birbirlerinin kulaklarını ısırabiliyordu. Köpekler bir aydan az yaşadı.</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-medium wp-image-1082" title="insan yuzu resimli deney3" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/insan-yuzu-resimli-deney3-198x300.jpg" alt="insan yuzu resimli deney3" width="198" height="300" /></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Hindilerin seks yaşamı</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Hindilerin seks yaşamını araştıran iki bilim adamı, dişi bir hindi maketini erkek hindilerin önünde parçalara ayırdılar. Modelden geriye bir tek çubuk kaldığında bile erkek hindiler arzuluydu.</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1083" title="hindi resimli deney4" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/hindi-resimli-deney4.jpg" alt="hindi resimli deney4" width="280" height="280" /></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Sarı humma bulaşıcı mı?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Sarı hummanın bulaşıcı bir hastalık olmadığını ispata çalışan stajyer doktor Stubbins Ffirth, bu hastalığa yakalanan bir kişinin kusmuğunu gözlerine, kendi yarasına sürdü ve sonunda da içti. Doktor sağlığını kaybetmedi çünkü sarı humma bulaşıcı değildi. Daha sonra bu hastalığın ancak virüs taşıyan sivrisineklerin ısırığıyla bulaştığı kesinleşti.</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1084" title="sivrisinek resimli deney 5" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/sivrisinek-resimli-deney-5.jpg" alt="sivrisinek resimli deney 5" width="300" height="185" /></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Profesör gıdık</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">1933&#8242;te psikoloji profesörü Clarence Leuba, gıdıklamaya verilen tepki olan gülmenin öğrenilen bir reaksiyon olup olmadığını kanıtlamak için, yeni dogmuş oğlunu gıdıklarken kimsenin gülmemesini istedi. Yedi ay süren deney sonunda çocuk gıdıklandığında gülüyordu. Böylece gülmenin gıdıklamaya karşı istemdışı bir tepki olduğunu tespit etti.</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-medium wp-image-1085" title="cocuk resimli deney 6" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/cocuk-resimli-deney-6-298x300.jpg" alt="cocuk resimli deney 6" width="298" height="300" /></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Tırnak yeme terapisi</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Lawrance Sheean, tırnak yiyen bir grup erkek çocuğunun uyuduğu odada her gece defalarca &#8220;Tırnaklarım çok acı&#8221; cümlesini tekrarladı. Yaz tatili sonunda biten deneyde çocukların yüzde 40&#8242;ının tırnak yeme alışkanlığına son verdiği tespit edildi.</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-medium wp-image-1086" title="kiz cocuk resimli deney 7" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/kiz-cocuk-resimli-deney-7-198x300.jpg" alt="kiz cocuk resimli deney 7" width="198" height="300" /></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Ölüleri canlandırmak</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Robert Cornish 1930&#8242;larda tahtıravalliye benzer bir düzenek kullanarak ölü hayvanları canlandırmaya kalkıştı. Yeni ölen bazı köpeklerin damarlarına adrenalin ve anti-pıhtılaştırıcılar enjekte etti. Bazı denekler bir süreliğine ağır beyin hasarı ve körlükle hayata döndü.</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1087" title="kopek resimli deney 8" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/kopek-resimli-deney-8.jpg" alt="kopek resimli deney 8" width="300" height="252" /></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Gözleri faltaşı gibi açık</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">1960&#8242;larda Ian Oswald, insanların her koşul altında uyuyup uyuyamayacaklarını tespit etmek için gönüllülerin gözkapaklarını açık kalacak şekilde yapıştırdı, gözlerine 50 santim öteden yanıp sönen ışıklar tuttu. Elektroşoka ve yüksek sesli müziğe de maruz üç denek de 12 dakika içinde uyudu.</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1088" title="uyku resimli deney 9" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/uyku-resimli-deney-9.jpg" alt="uyku resimli deney 9" width="250" height="190" /></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">İğrençliğin yüzü</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Evrensel yüz ifadelerini tespit etmek isteyen psikolog Carney Landis, deneklerinin yüz kaslarının hareketini takip etmek için yüzlerine yanık bir mantarla hatlar çizdi. Daha sonra deneklere amonyak koklatıldı, caz dinletildi, porno izlettirildi, elleri kurbağa dolu bir sepete sokuldu. En sonunda tüm denekler canlı bir farenin kafasını kesmeye ikna edildi. Bu eylem sırasında çekilen fotoğraflarda denekler &#8220;Deneyin Büyük Tanrısı&#8221;na kurban adayan garip bir tarikatın mensuplarına benzer yüz ifadelerine sahipti.</span></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1089" title="sasirmis insan resimli deney 10" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/sasirmis-insan-resimli-deney-10.jpg" alt="sasirmis insan resimli deney 10" width="230" height="230" /></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/bilim-tarihinin-en-cilgin-deneyleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanamayı Durduran Türk İlacı Üretildi</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/kanamayi-durduran-turk-ilaci-uretildi/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/kanamayi-durduran-turk-ilaci-uretildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:37:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[kanama durdurucu ilaç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=750</guid>
		<description><![CDATA[

 
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Anabilim Dalı&#8217;nda görevli Prof. Dr. Hüseyin Cahit Fırat ve ekibi tarafından bulunan kan durdurucu ilaç Ankaferd, bilim çevrelerinde takdir topluyor.
Yüzde yüz Türk malı olan ilaç, tıbbın her alanında cerrahlara büyük kolaylık sağlıyor.
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Haznedaroğlu, kanama kontrolünde yüzyılın buluşu olarak kabul edilen Ankaferd&#8217;in vücut dışı yaralanmalar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.veteknoloji.com/bilim-kani-durduran-turk-ilacini-alkisliyor-11855-.html" target="_blank"></a></div>
<div><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1091" title="kanama resimi" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/kanama-resimi.jpg" alt="kanama resimi" width="287" height="238" /></strong></div>
<div><strong> </strong></div>
<div><strong>Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Anabilim Dalı&#8217;nda görevli Prof. Dr. Hüseyin Cahit Fırat ve ekibi tarafından bulunan kan durdurucu ilaç Ankaferd, bilim çevrelerinde takdir topluyor.</strong></div>
<div>Yüzde yüz <span style="color: #ff0000;"><strong>Türk</strong></span> malı olan ilaç, tıbbın her alanında cerrahlara büyük kolaylık sağlıyor.</div>
<p>Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Haznedaroğlu, kanama kontrolünde yüzyılın buluşu olarak kabul edilen Ankaferd&#8217;in vücut dışı yaralanmalar, travmatik kesikler, diş operasyonları, cerrahi girişimler sonrası oluşan kanamaların kontrolünde kullanılan streril tıbbî bir ürün olduğunu dile getirdi. Etkisini göz açıp kapayıncaya kadar gösterecek ilacın ambulans, acil <span style="color: black;">servis</span>, ilkyardım merkezi ile emniyet güçleri ve arama kurtarma görevleri için faydalı bir ürün olduğunu vurgulayan Haznedaroğlu, &#8220;Ürün Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan ruhsatlı ilk Türk ilacıdır. İnsan sağlığı açısından risk taşımaz. Likit olduğu için kolay uygulanır. Uyguladıktan sonra temizlenmesi gerekmez. Özel bir saklama koşulu yoktur.&#8221; dedi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/kanamayi-durduran-turk-ilaci-uretildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlar ve fareler aynı kokuları seviyor</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/insanlar-ve-fareler-ayni-kokulari-seviyor/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/insanlar-ve-fareler-ayni-kokulari-seviyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:32:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[farelerin koku]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar ve fareler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=743</guid>
		<description><![CDATA[
Fransız araştırmacılar, insanlarla farelerin aynı kokulardan etkilendiğini ortaya çıkardı.

&#8220;Plos ONE&#8221; dergisinin son sayısında yayımlanan araştırmaya göre, sonuçlar koku tercihinin sırf tecrübe veya kültürden kaynaklanmadığını, koku molekülünün yapısının da bunda etkili olduğunu gösterdi.
Araştırmacılara göre, kokular günlük hayatta insan davranışını ciddi şekilde etkiliyor. Kokuya atfedilen olumlu veya olumsuz değer, tecrübe ve kültürle besleniyor. Sözgelimi, Fransızların hoşuna giden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.veteknoloji.com/insanlar-ve-fareler-ayni-kokulari-seviyor-11933-10.html" target="_blank"></a></p>
<p><strong>Fransız araştırmacılar, insanlarla farelerin aynı kokulardan etkilendiğini ortaya çıkardı.</strong></p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-1100" title="insanlar ve fareler" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/insanlar-ve-fareler-300x244.jpg" alt="insanlar ve fareler" width="300" height="244" /></p>
<p>&#8220;Plos ONE&#8221; dergisinin son sayısında yayımlanan araştırmaya göre, sonuçlar koku tercihinin sırf tecrübe veya kültürden kaynaklanmadığını, koku molekülünün yapısının da bunda etkili olduğunu gösterdi.<br />
Araştırmacılara göre, kokular günlük hayatta insan davranışını ciddi şekilde etkiliyor. Kokuya atfedilen olumlu veya olumsuz değer, tecrübe ve kültürle besleniyor. Sözgelimi, Fransızların hoşuna giden &#8220;kamamber peynirinin&#8221; kokusu başka kültürlere mensup kimselerce hoş karşılanmıyor.<br />
Araştırmacılar, çalışmalarında insan ve farenin kokular karşısındaki tutumlarını araştırdı. Hayvanın hangi kokuları tercih ettiği, koklama süresinden belirlendi. İnsanlar da beğendikleri kokuları sıraladı. Ortaya şu sonuç çıktı: İnsanlarla fareler aynı kokuları seviyor veya reddediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/insanlar-ve-fareler-ayni-kokulari-seviyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkın matematiksel formülü bulundu</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/askin-matematiksel-formulu-bulundu/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/askin-matematiksel-formulu-bulundu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:28:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın formülü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=736</guid>
		<description><![CDATA[ 

İngiliz bilim adamları, duygusal ve cinsel ilişki arasındaki bağlantıyı araştırarak aşkta başarının matematiksel formülünü çıkardı.

Varılan sonuca göre, aşkta kazanmak isteyen kadınlar, ilk randevunun hemen ertesinde cinsel ilişkiye girmekten kaçınmalılar. İlk cinsel ilişki ne kadar gecikirse, aşk o kadar uzun ömürlü oluyor.
Londra Üniversitesi’nden Prof. Robert Seymour, matematiğin bir dalı olan Oyun Teorisi’ni kullanarak, kadın-erkek ilişkilerini inceledi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="color: darkred;"></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İngiliz bilim adamları, duygusal ve cinsel ilişki arasındaki bağlantıyı araştırarak aşkta başarının matematiksel formülünü çıkardı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1108" title="askin matematiksel formulu" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/askin-matematiksel-formulu-300x300.jpg" alt="askin matematiksel formulu" width="300" height="300" /></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Varılan sonuca göre, aşkta kazanmak isteyen kadınlar, ilk randevunun hemen ertesinde cinsel ilişkiye girmekten kaçınmalılar. İlk cinsel ilişki ne kadar gecikirse, aşk o kadar uzun ömürlü oluyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Londra Üniversitesi’nden Prof. Robert Seymour, matematiğin bir dalı olan Oyun Teorisi’ni kullanarak, kadın-erkek ilişkilerini inceledi. Bilimadamı, flörtü, doğru eşi bulma yönünde çiftlerin girdiği bir test süreci olarak kabul ederek karmaşık bir matematiksel model geliştirdi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tarafların belirli ödünler vererek ilişkiyi devam ettirdiklerini varsayan modele göre, &#8220;kötü erkekler&#8221; flört oyunundan daha çabuk ayrılma eğilimine sahip. İlişkinin özellikle ekonomik maliyetine daha uzun süre katlanan &#8220;iyi erkekler&#8221; ise, seks için beklemeye razı oldukları ölçüde idealler. Yáni kadınlar, cinsel ilişkiyi olabildiğince erteleyerek, &#8220;iyi erkekleri&#8221; belirleyebilirler. Araştırma sonuçları Journal of Theoretical Biology’de yayınlandı.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/askin-matematiksel-formulu-bulundu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan bedeni kopyalanabilir mi?</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/insan-bedeni-kopyalanabilir-mi/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/insan-bedeni-kopyalanabilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:23:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[insan klonlama]]></category>
		<category><![CDATA[insan kopyalama çalışmaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=731</guid>
		<description><![CDATA[
Gaziantep Üniversitesi Ömer Asım Aksoy Konferans Salonu&#8217;nda &#8220;Genetik Kopyalama&#8221; adlı konferansta konuşan Yüksel, canlıları cansızlardan ayıran en önemli farkın üreme olduğunu; üreme olayının temelinde yatan amacın ise erkek ve dişide ayrı ayrı bulunan türe ait özelliklerin yavruya geçmesi olduğunu belirtti.
&#8220;Canlılar üreme ile kendine benzer canlıları meydana getirmektedir. Böylece hem neslin bozulmadan devamı sağlanmakta hem de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-1113" title="insan kopyalama" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/insan-kopyalama-300x198.jpg" alt="insan kopyalama" width="300" height="198" /></p>
<p>Gaziantep Üniversitesi Ömer Asım Aksoy Konferans Salonu&#8217;nda &#8220;Genetik Kopyalama&#8221; adlı konferansta konuşan Yüksel, canlıları cansızlardan ayıran en önemli farkın üreme olduğunu; üreme olayının temelinde yatan amacın ise erkek ve dişide ayrı ayrı bulunan türe ait özelliklerin yavruya geçmesi olduğunu belirtti.<br />
&#8220;Canlılar üreme ile kendine benzer canlıları meydana getirmektedir. Böylece hem neslin bozulmadan devamı sağlanmakta hem de her nesilde aynı türe ait yeni çeşitler meydana gelmektedir. Temelde, her ferdin türüne ait özelliklerin moleküler şifre şeklinde kodlandığı, iki iplikten yapılmış DNA zincirinin taşıdığı bilginin kopyalanmasına dayanır&#8221; bilgisini veren Yüksel, dünyanın ilk kopya memelisinin 1997 yılında İskoçya&#8217;da yapıldığını vurguladı.<br />
Yüksel, &#8220;Dr. Wilmut ve arkadaşları dişi bir koyundan kopyaladıkları Dolly adlı kuzunun doğduğunu açıklamışlardı. Dolly, klonlama teknolojisi ile dünya gündemine bomba gibi düşmüştü. Dolly örneğinde klonlamayı kısaca yetişkin bir canlıdan alınan herhangi bir bedensel hücrenin kullanılmasıyla, canlının genetik ikizinin meydana getirilmesi olarak tanımlanabilir. Kullanılan klonlama yöntemi bedensel hücre çekirdek transferi olarak adlandırılmaktadır&#8221; diye konuştu.<br />
Klon kelimesini ana hücreden bölünerek oluşan hücreler dizisi veya tek bir atadan aseksüel yol ile çoğaltılmış hücre grubu olarak tanımlayan Yüksel, &#8220;Klonlama, genetik olarak aynı olan bir grup bireyin eşeysiz üreme yoluyla aynı anne babadan ayrılmasıdır. Ya da aynı olan bir grup hücre orijinal bir hücreden mitoz bölünme yoluyla meydana gelir. Hücre yeniden kromozom setini meydana getirir ve 2 yavru hücreye bölünür. Böylece vücudumuzda ölen hücreler yerine yenileri meydana gelir. Dolayısıyla mitoz bölünme ile oluşan hücreler birer klon olarak tanımlanabilir&#8221; şeklinde konuştu.<br />
1999 yılında Paris&#8217;te 19 Avrupa ülkesinin insanın genetik olarak kopyalanmasını yasaklayan sözleşme imzalandığını vurgulayan Yüksel, klonlamanın üreme amaçlı yapıldığını kaydetti.<br />
Yüksel, &#8220;İnsanın kopyalanamayacağını düşünüyorum. Çünkü insan vücudu çok kompleksli bir yapıya sahiptir.&#8221; dedi.<br />
Soyu tükenmekte olan canlılar üzerinde de klonlama açısından çalışmalar yapıldığını söyleyen Yüksel, bu tür çalışmaların olumlu sonuçlar verdiğini anlattı.<br />
Yüksel, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;İnsan dâhil tüm canlılarda tedavi etmek amacıyla çalışmalar yapılıyor. Alzheimer, Parkinson ve kanser gibi hastalıkların ne yazık ki tedavisi yok. Bunların tek çaresi ya ilaçlarla hastalık seyrini hafifletmek ya da kök hücre nakli ile tedavi etmek. Klonlamanın buradaki amacı kök hücresi elde etmektir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/insan-bedeni-kopyalanabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Bilim Adamından Obeziteyi Önleyen Buluş</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/turk-bilim-adamindan-obeziteyi-onleyen-bulus/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/turk-bilim-adamindan-obeziteyi-onleyen-bulus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:19:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=726</guid>
		<description><![CDATA[ 


Şişman ve ileri derecede tip 2 diyabet geliştirmiş fareleri üç yıl önce yaptığı araştırmayla tamamen iyileştiren Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Görevlisi Asistan Prof. Dr. Umut Özcan, farelerde obeziteyi tedavi eden araştırmasıyla da tüm dikkatleri üzerinde topladı.
İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce bölümünden mezun olduktan bir yıl sonra 29 yaşında Harvard Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Özcan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"> </span></span></span></div>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"><img class="alignnone size-full wp-image-1120" title="obezite" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/obezite.jpg" alt="obezite" width="256" height="192" /><br />
</span></span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"><span style="color: #000000;">Ş</span><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">i</span>şman ve ileri derecede tip 2 diyabet geliştirmiş fareleri üç yıl önce yaptığı araştırmayla tamamen iyileştiren Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Görevlisi Asistan Prof. Dr. Umut Özcan, farelerde obeziteyi tedavi eden araştırmasıyla da tüm dikkatleri üzerinde topladı.</span></span></span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce bölümünden mezun olduktan bir yıl sonra 29 yaşında Harvard Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Özcan, çalışmalarıyla bilim dünyasında kendinden söz ettiriyor.</span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"><strong><br />
<span style="color: orange;"><span style="color: #ff0000;">ÖĞRENCİYKEN DİKKATİ ÇEKMİŞTİ</span></span></strong></span></span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"><br />
<span style="color: #000000;">T</span><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">u</span>nceli’de 1977’de doğan Dr. Umut Özcan, Tunceli Atatürk İlkokulunu bitirdikten sonra Elazığ Anadolu Lisesinde devam etti. Özcan, buradan geçtiği Ankara Fen Lisesinde araştırma yapmaya başladı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde İngilizce tıp eğitimi alan Özcan, araştırma çalışmalarına burada da devam etti. Tıp Fakültesi 3. sınıfta iken Harvard Üniversitesi Joslin Diabetes Center’da dünyanın en ünlü diyabet profesörlerinden C. Ronald Kahn ile çalışmaya başlayan Özcan, öğrenciliği döneminde ’Science’ dergisinde yayımlanan ve<br />
diyabetin gelişmesinde rol oynayan çok önemli bir sistemi bulan iki çalışma yaptı.</span></span></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone size-full wp-image-1121" title="dr umut ozcan" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/dr-umut-ozcan.jpg" alt="dr umut ozcan" width="300" height="166" /></span></span></span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"> </span></span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Özcan’ın 2004 yılında Science dergisinde yayınlanan çalışması, dünyanın en iyi tıp dergilerinden biri olan Nature Medicine tarafından yapılan bir araştırmada, 2004-2006 yılları arasında yapılan en iyi 5 diyabet araştırması içinde gösterildi.</span></span><span style="color: #000000;"><span style="color: orange;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #ff0000;">H</span><span style="color: #ff0000;">ARVARD’DA 29 YAŞINDA ÖĞRETİM ÜYESİ OLDU</span></strong></span></span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"><span style="color: #000000;">F</span><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">a</span>relerde tip 2 diyabeti tedavi eden araştırmasıyla tıp dünyasında heyecan yaratan genç Türk bilim adamı Dr. Umut Özcan, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra 6 ay içerisinde 29 yaşında iken Harvard Tıp Fakültesi, Çocuk Hastanesi Endokrinoloji Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak kabul edildi.</span></span></span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #000000;">Harvard Üniversitesindeki kendi laboratuvarında 8 kişilik ekiple çalışmalarını sürdüren Dr. Umut Özcan, son araştırmasında, yeme isteğini azaltarak vücudun enerji harcamasını artıran ’leptin’ hormonunun şişmanlardaki direncini bir ilaç grubu ile yok etmeyi başardı.</span></span></span><span style="color: #000000;"><span style="color: orange;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #ff0000;">Y</span><span style="color: #ff0000;">ILLARDIR ÜZERİNDE ÇALIŞILIYORDU</span></strong></span></span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"><br />
<span style="color: #000000;">V</span><span style="color: #000000;">ücuttaki yağ hücrelerinden salgılanarak beyindeki ’hipotalamus’ bölgesine etki eden ve yeme isteğini azaltarak, vücudun enerji harcamasını artıran leptin hormonu, 1995 yılında bulunduğunda obezitenin tedavisinde önemli rol oynayacağı düşünülerek bilim dünyasında çok büyük bir heyecan yaratmıştı. Yapılan araştırmalar ise yüksek yağ diyeti ile insan obezitesine yakın model olarak obez yapılmış farelerin ve obez insanların beyninde leptine karşı direnç geliştiği gözlenmişti.</span></span></span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">O yıllardan bu yana hem akademik çevreler hem de ilaç firmaları obezlerin beyninde gelişen leptin direncinin moleküler mekanizmalarını anlayabilmek ve leptin direncini ortadan kaldıracak ilaçlar bulmak için milyarlarca dolar harcamış, çok büyük emekler sarf edilmiş ama bu çalışmalar başarısız kalmıştı.</span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Dr. Özcan’ın araştırması, bu alanda yeni bir açılım ve umut sağladı. Araştırma sonuçlarının saygın bilim dergilerinden Cell Metabolism’de yayımlanmasının ardından dünyada Amerika’da Boston Globe, Washington Post, USA Today, İlgiliz haber ajansı Reuters ile The Telegraph, çalışmanın sonuçlarını okuyucularına duyurdu.</span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"><strong><br />
<span style="color: orange;"><span style="color: #ff0000;">İ</span><span style="color: #ff0000;">NSANLARDA DENENMESİ</span></span></strong></span></span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><span style="color: royalblue;"><br />
<span style="color: #000000;">A</span><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">r</span>aştırmaya 2 yıl önce başladığını ifade eden Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kimyasal çaperonlarla tedavi edilen yağlı diyete tabi tutulmuş obez farelerde ciddi kilo kaybı sağladıklarını vurguladı.</span></span></span><br />
</span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Farelerde yapılan çalışmanın, insanlarda tedavi olarak kullanılmasının genellikle 10 yılı aldığını belirten Özcan, &#8220;bu araştırmada kullandığımız ilaçlar, şu anda baska nedenlerden dolayı FDA onaylı olarak insanlarda kullanılıyor olmaları ve belirgin toksik etkilerinin olmaması nedeniyle hemen denenebilir&#8221; dedi.</span><br />
<span style="font-size: small;">İlaçların insanlardaki etkinliğinin denenmesi için klinik deneylere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Özcan, &#8220;obezite tedavisinde yeni bir umut ışığı olduğumuzu düşünüyorum&#8221; diye konuştu.</span><br />
<span style="font-size: small;">Ekibiyle birlikte yoğun olarak endoplazmik retikulum (hücre içi organel) stresinin leptin direncini nasıl yarattığını anlamaya çalıştıklarını dile getiren Özcan, daha güçlü ilaçlar geliştirmeyi amaçladıklarını kaydetti.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/turk-bilim-adamindan-obeziteyi-onleyen-bulus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların Sırrı Kadınlar Neden Makyaj Yapmayı Sever</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/kadinlarin-sirri-kadinlar-neden-makyaj-yapmayi-sever/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/kadinlarin-sirri-kadinlar-neden-makyaj-yapmayi-sever/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:17:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların sırrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=720</guid>
		<description><![CDATA[

 

Kadınların neden makyajı sevdiği bulundu.
 
Kadınların neden makyaj yapmayı sevdiklerini araştıran bilim adamları, yüzünü aynada makyajsız gören kadının, makyajdan sonra yüzünün başkalarına nasıl görüneceği öngörüsü ve iyimserliğiyle harekete geçtiğini belirlediler.
Daily Telegraph&#8217;ın haberine göre, bir Japon kozmetik firması için, beyin uzmanı Dr. Ken Mogi ve ekibi tarafından yapılan ve 2 yıl süren araştırmada, kadının yüzünü makyajlı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="color: #000000;"></p>
<div><span style="font-family: Times New Roman;"></span></div>
<p> </span></div>
<p><span style="font-family: Times New Roman;"></p>
<div><span style="font-size: small;"><span style="color: darkred;"><span style="color: #000000;"><strong>Kadınların neden makyajı sevdiği bulundu.</strong></span></span></span></div>
<p><span style="font-size: small;"><span style="color: darkred;"><span style="color: #000000;"><strong> </strong></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: small;"><span style="color: darkred;"><span style="color: #000000;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1129" title="kadinlar" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/kadinlar-240x300.jpg" alt="kadinlar" width="240" height="300" /></span><span style="color: #000000;">Kadınların neden makyaj yapmayı sevdiklerini araş</span><span style="color: #000000;">tıran bilim adamları, yüzünü aynada makyajsız gören kadının, makyajdan sonra yüzünün başkalarına nasıl görüneceği öngörüsü ve iyimserliğiyle harekete geçtiğini belirlediler.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Daily Telegraph&#8217;ın haberine göre, bir Japon kozmetik firması için, beyin uzmanı Dr. Ken Mogi ve ekibi tarafından yapılan ve 2 yıl süren araştırmada, kadının yüzünü makyajlı ve makyajsız olarak nasıl algıladığıyla ilgili beyinde farklı faaliyetlerin bulunduğu belirlendi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Beyin tarama cihazı kullanan bilim adamları, beynin kaudat çekirdeğindeki faaliyetleri incelediler. Tarama sonucunda, bir kadın kendini makyajsız gördüğü vakit başkalarının kendisini nasıl göreceğini öngördüğünü ve beynin &#8220;ödül sisteminin&#8221; herekete geçerek zevk hissi veren dopamin salgıladığını saptadılar.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Araştırmacılardan Keişi Saruwatari, &#8220;Daha önceki araştırmalardan biliyoruz ki, beynin bu bölümü herekete geçtiğinde belli faaliyetlerden zevk alırız. Bunu şöyle yorumluyoruz; bir kadın yüzüne baktığında makyaj yaptığı zaman nasıl görüneceğini tahayyül ediyor&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Saruwatari, &#8220;Burada beklenti, teşvik ve hevesin bir karışımı söz konusu. Makyaj kadınlarda, diğerleriyle ilişki kurulmasına ve zevk duyulmasına katkıda bulunuyor&#8221; diye ekledi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bilim adamları araştırmadan önce, kadınların makyajdan sonra pozitif hisler içine girdiklerini düşünüyorlardı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bunun kadınlar arasında yapılan bir araştırma olduğunu hatırlatan bilim adamları, bir erkek sabah traş olduğunda ve yüzüne traş kolonyası sürdüğünde de benzeri hisler içinde olabileceğini söylediler.</span></p>
<p></span></span><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/kadinlarin-sirri-kadinlar-neden-makyaj-yapmayi-sever/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kansere karşı çay için</title>
		<link>http://www.teknolojihaber.org/kansere-karsi-cay-icin/</link>
		<comments>http://www.teknolojihaber.org/kansere-karsi-cay-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:17:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni İcatlar, Buluşlar ve Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[çay kansere yararlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknolojihaber.org/?p=718</guid>
		<description><![CDATA[ 

Günce 3 bardak çay 50 yaş altındaki kadınlarda meme kanseri olasılığını azaltıyor.
İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, ABD&#8217;nin Tampa kentindeki Moffitt Kanser Merkezinde görevli bilim adamı Naci Kumar&#8217;ın öncülüğünde yapılan araştırma çerçevesinde, daha önce meme kanseri tedavisi gören, yaşları 20 ila 74 olan 5 bin kadının durumu incelendi.
Araştırma sırasında, meme kanseri hastası bu kadınlar ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size: small;"><span style="color: darkred;"> </span></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1132" title="cay resimleri" src="http://www.teknolojihaber.org/wp-content/uploads/2009/10/cay-resimleri-300x270.jpg" alt="cay resimleri" width="300" height="270" /></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Günce 3 bardak çay 50 yaş altındaki kadınlarda meme kanseri olasılığını azaltıyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, ABD&#8217;nin Tampa kentindeki Moffitt Kanser Merkezinde görevli bilim adamı Naci Kumar&#8217;ın öncülüğünde yapılan araştırma çerçevesinde, daha önce meme kanseri tedavisi gören, yaşları 20 ila 74 olan 5 bin kadının durumu incelendi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Araştırma sırasında, meme kanseri hastası bu kadınlar ile meme kanseri olmayan bir grup kadın, yaşam tarzları ve geçirdikleri hastalıklar bakımından karşılaştırıldı. Günde en az üç bardak çayın, 50 yaş altındaki kadınlarda meme kanseri olasılığını üçte bir oranında, özellikle her 10 meme kanseri hastasından birinde görülen &#8220;lobüler&#8221; meme kanseri olasılığını da yüzde 66 oranında azaltabileceği belirlendi. Çayın bu etkisi, 50 yaş üstü kadınlarda görülmedi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Gazetenin haberine göre, İngiltere&#8217;de her yıl 40 bin civarında kadına meme kanseri teşhisi koyuluyor.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknolojihaber.org/kansere-karsi-cay-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

