Teknoloji Haber ve Bilim Teknik Konuları

Doğalgaz ve elektriğe alternatif ısınmaSubscribe Subscribe

  • yazar
  • October 12th, 2009
  • Comments Off




Özellikle doğal gaz ve elektriğe yapılan zamların ardından, alternatif, daha ucuz ve güvenli ısıtma sistemlerine ilginin arttığı, bu sistemlerin başında güneş enerjisi sistemleri ve Türkiye pazarına kısa süre önce giren ısı pompası sisteminin geldiği bildirildi.

Isı pompası sistemlerinin projelerini gerçekleştiren Omektron Mühendislik Genel Müdürü Gökhan Özcan yaptığı açıklamada, sistemin enerji kaynağı olarak, doğada yani havada, toprakta, suda bulunan ısıyı kullandığını söyledi.

Havada, sıfır derecede bile kalori bulunduğunu belirten Özcan, ”Bu ısı kullanılarak sistemimizdeki gaz ısıtılıp, kalorifer sistemindeki ya da fan coil adı verilen sistemdeki tesisat suyu ısıtılıyor. Böylece normalde harcanacak elektrik enerjisinin yüzde 75 daha azı, yani sadece yüzde 25′lik bir elektrikle yüzde 100′lük ısı enerjisi elde ediliyor” diye konuştu.

Özcan, ısı pompasının invertör sürücü ile eksi 20 derecelik dış ortam sıcaklıklarında bile verimli çalıştığını, sistemin, konutların ısıtılmasının yanında sıcak su sağladığını, yazın evin soğutulmasında da kullanıldığını, az bir ek maliyetle havuzda ısıtma yapılabileceğini dile getirdi.

SİSTEMİN YATIRIM MALİYETİ 6-7 BİN AVRO

100 metrekarelik bir konuta bu sistemin maliyetinin yaklaşık 6-7 bin avro olduğunu, toprak ya da suya dayalı sistemlerde buna kazı maliyetinin eklendiğini anlatan Özcan, ”O yüzden Avrupa’da pazarın yüzde 80-85′ini hava kaynaklı ısı pompaları oluşturuyor” dedi.

Doğal gazla ısınan bir evle karşılaştırıldığında bu sistemin kendini 5-6 yılda amorti ettiğini belirten Özcan, şöyle devam etti:

”Sistem kurulduktan sonra ısıtma giderleri çok ciddi oranlarda azalıyor. Örneğin bin kilo kalori üretebilmek için motorinle 38 kuruş, elektrikle 29, doğal gaz ile 13 kuruş, ısı pompaları ile 7 kuruş harcanması lazım. Yani doğal gazın yarısına yakın, elektriğin dörtte biri kadar bir bedelle ısıtma sağlanıyor. Bu sistemde artınız, yazın evinizin soğutmasını da yapabilmeniz.”

Özcan, çevre bilinci olanların, doğal gazın risklerini almak istemeyen ve uzun vadede ısınma giderlerini düşürmek isteyenlerin bu sistemi tercih ettiğini anlattı. Özcan, Türkiye‘de daha çok, şehir dışında, doğal gazın olmadığı ısınma seçeneklerinin elektrikli kombi, LPG’li sistem veya kömürün olduğu villa ya da müstakil evlerde tercih edildiğini, çünkü buralarda sistemin kendini 1,5-2 yılda amorti ettiğini anlattı.

Yaşanan doğal gaz facialarının ardından sistemle ilgili bilgi almak isteyenlerin sayısında belirgin bir artış yaşandığına dikkati çeken Özcan, ”İnsanlar bu sistemi öğrenmek için çok meraklı ama uygulama aşaması çok yaygın değil. Çünkü Türkiye‘de bu sistem çok yeni. Avrupa’da 4-5 yıldır kullanılıyor ve bu zaman zarfında hızla yaygınlaştı” şeklinde konuştu.
Özcan, İzmir’de 50 adet ısı pompası sisteminin kurulu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

”Örneğin Fransa’da 120 bin civarında kurulu ünite var ve sadece bu ülkede 300 milyon avroluk bir market oluşmuş durumda. Orada tabii devletin enerji politikalarında vatandaşa destekleri var. Diyelim 7 bin avroluk bir harcama yaparak bu sistemi kurduğunuzda yıl sonunda bunun yarısı vergiden düşülüyor. Çünkü bunun herhangi bir gaz, duman gibi çevreye zararı yok ve devlet de çevreye zararlı olmadığı için, hem de milli enerji olduğu için destekliyor.”

GÜNEŞ ENERJİSİ İLE ISINMA

GLR Grup Mühendislik Yetkilisi Özkan Güler ise yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ısıtma sistemlerinin üretiminin biraz maliyetli olmasından ve az sayıda üretilmesinden dolayı pahalı olduğunu belirterek ”Bunlar, kullanımı ve üretimi yaygınlaştıkça ucuzlayacak” dedi.

Güneş enerjisiyle ısıtma sistemi kurmanın maliyetinin metrekare başına yaklaşık 35-45 avro olduğunu dile getiren Güler, ”Yatırım maliyeti yüksek. Ama sistem kurulduktan sonra hem ısınma hem de sıcak su için bedavaya yakın bir bedel ödüyorsunuz. Bir tek bakımlarını yaptırmanız gerekiyor” diye konuştu.

Güler, son dönemde yaşanan doğal gaz facialarına ilişkin olarak da şunları söyledi:

”Bunlar aslında tesisat döşeme hatalarından kaynaklanıyor. Sıkışma ya da kullanım ve bakım hataları olmadığı sürece doğal gaz faciaları yaşanmaz. Aslında evlerde kullanılan LPG tüpleri bile doğal gazdan daha tehlikeli. Çünkü daha basınçlı kaplarda bulunuyor. Evimize giren 0,021 mili barlık doğal gazın basıncı, tüpün basıncının 40′ta birinden daha küçük bir miktar.”

Gaz kaçaklarını uyarıcı aletlere ilişkin soruya Güler, ”Piyasada bu tarz aletler var ama bunların ne kadar iyi olduğu meçhul. Çünkü elektrik kesintisi olduğunda mesela, o sırada bir kaçak varsa alarm sistemi çalışmayacaktır. Pille çalışanlar için de aynı şekilde. Pil bittiği zaman alet çalışmayacaktır. Pil bitmeden değiştirme alışkanlığımız da olmadığına göre bir risk var” karşılığını verdi.





Comments are closed.